Halk iradesine düşman olanlarla mücadelemiz sürecek!

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Diyadin halkı yüksek özveriyle belediyeyi yüzde 56,82 gibi yüksek bir irade beyanı ile yeniden kazanmıştı. İnsanlığın ortak birikimi olan demokratik değerlerin zerresini içselleştirememiş faşizan zihniyet ise bunu yine hazmedememiş ve bundan tam bir yıl önce, Temmuz 2019’da Diyadin Belediyesine saldırıda bulunmuş, belediyenin girişine zorla polis noktası yerleştirmiş ve belediyeyi işlevsizleştirmek istemişti. Buna itiraz eden Diyadin halkı ve demokratik temsilcilerine haydutça saldırılmış, Belediye Eşbaşkanlarımız Betül Yaşar ve Evren Demir, onlarca polis tarafından ters kelepçelenerek darp edilmişti. 

Aradan geçen bir yılın ardından yine dün sabah erken saatlerinde, Diyadin Belediyemiz abluka altına alındı, kapıları faşizan rejim güçlerince kırıldı ve eşbaşkanımız Betül Yaşar gözaltına alındı.

Diyadin’de demokratik, katılımcı, halk belediyeciliği ve kadın çalışmaları hedef alınmıştır. Geçen hafta Diyadin’de kadın emek pazarı projemiz hayata geçirilmiş, kısa süre önce de kadın dinlenme evi yapımı tamamlanmış, kadın dayanışma merkezi inşa çalışmalarına başlanmıştı. Faşizan iktidar ise bu değerlerin, emeğin ve kadınların düşmanı olduğunu; Diyadin halkının ‘seçme ve seçilme hakkını tanımadığını' bir kez daha göstermiştir. 

Sıfırı tüketmiş, çaresizliğini hukuksuzlukla süslemiş bu rejim, bir belediyenin kapısını kıracak kadar aciz durumdadır. Kapı kırmakla halkın iradesini teslim alınamaz. Halkın yüksek demokratik teveccühüyle yönetime seçilen belediye eşbaşkanlarımızla, belediye kapılarını haydutça kırarak gasp etmeye çabalayan faşist anlayış arasındaki farkı Diyadin halkı kadar tüm ülke ve dünya kamuoyu da çok iyi biliyor. Gaspçı anlayışın rant, rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluktan ibaret olduğunu da bilmeyen kalmadı.

Irkçı ve talancı zihniyetiniz ile belediyeleri halkın yönetmesine tahammül edemiyor, belediyeleri demir bariyerler ve dikenli tellerle halktan kopararak bir hırsızlık iktidarı, yolsuzluk ve rüşvet rejimi olduğunuzu, kayyım atamanın ise kılıftan ibaret bir tezgâh olduğunu dünya aleme bir kez daha kanıtlamanın ötesine geçemeyeceksiniz. 

Aklı ve vicdanı özgür, demokrasiye, hukuka, sandığa, halkın iradesine saygısı olan herkes bu insanlık suçuna karşı sesini yükseltmelidir.  İktidarın "seçilmiş halk iradesinin yerine memur atama” darbesi geriletilinceye kadar güçlü bir mücadeleyi her alanda yükseltmeye devam edeceğiz.

Hediye Karaaslan-Salim Kaplan
Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eş Sözcüleri
14 Temmuz 2020