Gençlik Meclisimizin açıklaması:

İçinde bulunduğumuz Mayıs ayının özgürlük, demokrasi ve devrim mücadelesi veren herkes açısından maneviyatı derindir. 68 gençlik hareketiyle başlayan süreci, ‘Kürdistan sömürgedir’ tespitiyle, ülkeyi özgürleştirmeye ve devrim mücadelesine kadar getiren, faşizme karşı herkesin düşüncesinde, duygusunda ve yüreğinde direniş geleneğini yaratan, yurtseverlik kimliğini ideolojik ve sosyalizm bilinciyle taşıyanların anlaşılmasıyla, mayıs ayı daha derinliğine anlaşılır. Kürdistan ve Türkiye’de eğer halen özgürlük mücadelesi veriliyorsa, toplumculuk ve demokrasi bilincine, engin yurtseverlik ve kahramanlığa bu kadar anlam kazandırılıyorsa, bunun en önemli mimarı mayıs ayında ölümsüzleşen şehitlerimiz ve onlar şahsında tüm demokrasi ve özgürlük şehitleridir. Kürt halkının kerameti olduğu kadar, Türk halkının da ortak değerleri olan bu yaratımları bir arada tutan ve değerlerin savunuculuğunu yapan, mayısın ölümsüz kahramanlarıdır.

Kapitalizmin son darbesi olan Koronavirüs salgını, tüm dünyayı etkisi altına alırken, Kürdistan ve Türkiye halklarının yarım yüzyıllık mücadele kesitinde, faşizmin işgal, soykırım ve sömürgeci politikaları da devam ediyor. Yüreği özgürlük özlemiyle atan halkımızın, faşist AKP-MHP iktidarına karşı yürüttüğü özgürlük mücadelesi hiçbir zaman durmadı.

AKP-MHP faşist bloğunun gerek siyasal meşruiyetinin bir hayli zedelendiğini, gerekse politik-ideolojik olarak yaşadığı itibarsızlık çok net gördüğünden kaynaklı, Kürt düşmanlığını tırmandıran temelde, halkımızın tüm kazanımlarını darbelerle gasp etmeye çalışıyor.

Halkımızın iradesine karşı geliştirdikleri darbelerle ömrünü uzatacağını öngören AKP, salgın sürecini bir kenara bırakıp farklılıkların örgütlenme modelini temsil eden HDP’yi ve toplumsal muhalefeti, ‘nasıl tasfiye ederim’ anlayışıyla savaş konseptini olabildiğince yaymaya çalışıyor. Bu tür yönelimlerle 15 Temmuz mizansen darbesinin bir izdüşümünü, özelde HDP’ye ve kazanımlarına, genelde ise tüm toplumcu özgürlükçü muhalefete dönük, çıkmazda olan siyasetine su serpmek ve canlı tutmak için darbe yapmayı planlıyor. Çöküşte olan AKP ve MHP iktidarı zaten bir darbe partisi olduğunu, tüm demokratik kazanımlarımızı işgal ederek açık bir şekilde göstermiştir. Yaşamımızın en önemli maneviyatı durumunda olan şehit mezarlıklarına dönük, tarihte eşi benzeri olmayan saldırılar gerçekleştirmiştir. Mezarlıkların Tahrip edilmesinin hiçbir dinde, inançta kabul edilmediği gibi, mezarlıklara saldırılar hiç kimsenin sessiz kalması kabul edilmeyecek kadar yüce değerdedir.

Tarihi gelişmeleri yaşadığımız bu süreçte, devrim, özgürlük ve demokrasi bilinci ve zihniyetiyle, halk düşmanlığı yapan dizginlenmemiş faşist karakterli AKP-MHP iktidarına karşı mücadelemiz sürüyor. Özel savaş konseptsiyle yürüttüğü darbe politikasını özgürlük değerlerimize karşı kullanan AKP ve onun şovenist milliyetçi çizgisi MHP’nin halkımızın yerel örgütlenmesine ve kazanımlarından bir tanesi olan belediyelerimize darbe vurarak, Kürdistan’da toplumu çarpık bir şekilde yönetmek için sömürge memurlarını atamıştır. Kayyımın halkımızın ve onun en önemli örgütlenme iradesine soykırım hükmünde bulunması, kadın, gençlik ve tüm toplum olarak, hiçbir zaman meşru karşılayacağımız bir politika olmayacaktır.

Tüm bu gelişen soykırım yönelimlerinin ışığında, faşist AKP-MHP iktidarına karşı yürüttüğümüz direniş, sürecin öncü gücü olan kadın, gençlik ve halkların büyük kararlılığıyla ve mayısın ruhunu ayakta hisseden duygusuyla zafere erişecektir.

Direnişi sosyolojileştiren, sosyolojiyi direniş estetiğine büründüren bir halk gerçekliği olarak tarihi bir süreci yaşıyoruz... Kürdistan ve Türkiye halkları yarım asırlık olan bu mücadele süreçlerinde Mayıs ayında şehit düşenleri karşılayarak anıyor. Yürütülen özgürlük ve devrim mücadelesi içerisinde yaşanan şehadetler, Mayıs ayını şehitler ayı haline getirmiştir. Mayıs ayında yaşanan her şehadetin anlamı da farklı olmuş ve bu da tüm halkların nezdinde anlam zenginliği yaratmıştır.

Deniz Gezmiş’in, Yusuf Aslan’ın, Hüseyin İnan’ın Kürt ve Türk birlikteliğini savunarak taşıyıcısı oldukları bayrağı Mayıs ayının ölümsüzleşen şehitleri daha da derinleştirmiştir. Birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak kabul edilen 1 Mayıs’ta emeğin uluslararası gününde taksim katliamının planlayıcısı, 1 yıl sonra Antep’te enternasyonal devrimci Haki Karer’i komployla şehit düşürürken, Sayın Öcalan’ın ‘benim gizli ruhumdur’ dediği Haki Karer’i yaşatma görevini Hilvan direnişinde Halil Çavgun üstlenecekti. Halil Çavgun Haki’nin afişini asarken, işbirlikçi komprador güçler tarafından sırtından alçakça vurularak

ölümsüzleşti. Ekin Ceren Doğruak (Amara) ve Uta Schneiderbanger’in (Nudem) şehadetleriyle bu enternasyonal karekter daha çok anlam kazanmıştır. Ferhat Kurtay, Mahmut Zengin, Necmi Öner, Eşref Anyık Amed zindanında işkence tezgahlarında katledilen İbrahim Kaypakkaya’nın da anısını yaşatmışlardır. Mehmet Karasungur ve İbrahim Bilgin şehadetleriyle idam sehpalarında celladının yüzüne gülümseyerek ölümsüzleşen Leyla Kasım’ı selamlarken, demokratik ulusal birliğin yaratılmasının en temel öncüleri olmuşlardır. İran rejimi tarafından Ferzad Kemanger, Şirin Elemhuli, Eli Haydari, Ferhat Vekili de idam edilerek, yaşamlarını yitirirlerken, demokratik ulus bilincinin  tohumlarını atarak güçlendirmişlerdir. Direnişin tüm sokaklarda ve mevzilerde yankılanmasının sesi olan hozan Mizgin (Gurbet Aydın), Kürt halkının yurtseverlik duygularının en özlü ifadesi olurken, cesareti, adanmışlığı, direnişçi ve politik kişiliğiyle Gezi’de faşizme geçit vermeyen barikatıyla Ulaş Bayraktaroğlu Mayıs’ın son halkası olacaktı.

2020 yılının Mayıs’ını da tüm halklar böyle bir ruh ve bilinçle karşılıyor. Bizi var eden özgürlük şehitlerimizi anmak ve sahiplenmek için doğru yaşama ve yaşatma sözüne denk bir duruş içerisinde olmaktır. Mayıs ayına verilen bu anlamın gereği, bu ayı var olan direniş mücadelesini büyütmenin, kararlılığı daha da derinleştirmenin, ve zaferi kesinleştirmenin ayına dönüştürmektir. Sayın Öcalan’ın “Bu şahadetleri lime lime inceleyin, mutlaka bazı sonuçlar çıkarın” deyimi başta gençliğin genelde tüm toplumun mücadele direnişinde önemli bir kılavuzdur.

Özgürlük ve Sosyalizm mücadelesini her kulvarda yürütmede kararlı olan kadın, gençlik ve tüm özgürlükçü demokratik kesimler, devrimci ve sosyalist kişilikleriyle özgürlük ve demokrasi mücadelemizin önemli bir yol göstericileri olan Mayıs şehitlerini her gün anarak, faşizme karşı direnişi başarıya ulaştıracaktır. Bu minvalde Mayıs ayının ruhu ve bilinci her zaman demokratik sosyalist çizgide yaşayacaktır.

Bu temelde bizler HDP Gençlik Meclisi olarak, bir kez daha Mayıs ayının özgürlük şehitlerini minnetle anıyor, şehitlerimizi yaşayan değerler olarak görmenin mücadelesini her daim yürüteceğimizin sözünü veriyoruz.

HDP Gençlik Meclisi
18 Mayıs 2020