
Parti Sözcümüz Osman Baydemir, partisinin grup toplantısında referandum sonuçlarını değerlendirdi. Tüm baskılara ve sıkı yönetim uygulamalarına rağmen hayır sonucunu çıkaran halklara teşekkürlerini ileten Baydemir, şöyle konuştu:
Tüm baskılara rağmen, tutuklama, OHAL rejimine sıkıyönetim koşullarına rağmen milyonlar eşitlik özgürlük iradesini ortaya koydu. Eş genel başkanlarımızın, milletvekillerimizin tutuklu olduğu, HDP’ye ekranların kapatıldığı, Kürt coğrafyasında sıkıyönetim koşullarının uygulanmasına rağmen milyonlar baskıya, zulme boyun eğmedi. Grubum adına, bileşenlerimiz adına buradan bir kez daha milyonlara, yüreği hayırla dolu olan milyonlara bin kez selam olsun. Bugün dünden çok daha umutlu, kararlı, heyecanlıyız. Bizim mücadele azmimiz bu umudu yaşatan milyonların bu ülkedeki varlığıdır.
Hileyle, cebirle ancak yüzde 51 çıkarabildiler
HDP olarak milyonların, halkların barış ferasetine, bir arada yaşama ferasetine hep inandık. AKP, MHP ittifakı muhalefetin elini kolunu bağlayarak, rakiplerini zindana artarak faşizmi kurumsallaştıracak bir anayasa değişikliğini ülkeye dayattı. Darbe, OHAL koşullarında adil olmayan bir süreçte yüzde 67’lik bir AKP ve MHP ittifakı zorla, hileyle, cebirle yüzde 51’i çıkarabildi. Buna rağmen hayırlar sandığa girdi ama YSK sandığa giren hayırları reddetti. Anadolu Ajansı ve kararı ilelebet şaibeli olacak olan YSK’nin kararıdır. Milyonlar adına bu şaibeye bir kez daha hayır diyoruz. Hayır mücadelesi bir kez daha başlıyor bu ülkede.
Ortada bir zafer yok, bunca baskıya rağmen faşizme ve tekçiliğe karşı 'hayır’ı savunanların direnişi var. İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Adana, Diyarbakır, Van gibi 17 büyükşehirde bu anayasa değişikliği konusunda mutabakat çıkmamıştır.
Kürtler namlunun ucunda sandığa gittiler
Kürtler namlunun ucunda sandığa gittiler. 65 sayfalık ihlal raporumuz var. Temmuz 2015’ten bugüne 11 bin insan gözaltına alındı, 5000 insan tutuklandı. Eşbaşkanlarımız, milletvekillerimiz, grup başkanvekillerimiz, parti sözcümüz, belediye başkanlarımız, il ilçe yöneticilerimiz tutuklandı. Referandum sürecinde günde ortalama 29 insan gözaltına alındı. Toplamda 2965 gözaltı yaşandı. Diğer siyasi gruplarla birlikte 500’e yakın aktivist gözaltına alındı. Selamımızı alan yurttaşlar bile tek tek kameraya alındı. Milletvekillerimiz kampanya yürütürken gözaltına alındı. Bir anne, bebeğiyle birlikte bize selam verirken kameraya kaydedildi. Bakanı emir veriyor, valisi emir alıyor, mahkemeye emir veriyor seçim şarkımızı yasaklıyor. Ne diyor şarkımız, dün de faşizme hayır diyorduk bugün de hayır diyoruz. Kampanyayı yürüttüğümüz otobüsler, minibüsler alıkonuldu. Ekranlar bize kapatıldı. TRT dahil 17 kanalda Cumhurbaşkanı ve danışmanları 326 saat, AKP 480 saat propaganda yaptı. HDP ise sadece 58 dakika sesini duyurdu. TRT’ye baktığımızda 6 milyon oyun sahibi olan HDP’nin seçmenin de vergileriyle çalışan TRT’de, Cumhurbaşkanı 2.911, HDP ise 0 dakika yer aldı.
Böylesi bir atmosfer içinde seçime gittik. Tüm TV kanallarında HDP’ye karalar çalındı. HDP’nin gıyabında HDP karalandı. Bütün bunların yanı sıra yalancı cennet vaadinde bulundular. Milyonlar bir kez daha yalana dolana hayır dedi. Yalana dolana hayır diyen ve boyun eğmeyen bütün yurttaşlarımızı hürmetle selamlıyoruz.
Referandum çalışmamızı sosyal medya üzerinden duyurmaya çalıştık. Mitinglerimizde jammer ile sinyaller göndererek sosyal medyadan, internetten yayın yapmamız engellendi. İman gücüyle 'hayır’ı örgütleyen bizler kampanya yürüttük. Cumhurbaşkanı ile Başbakan ile bakanlarla, valilerle açılış adı altında Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığın bütün örtülü ödeneğini kullandılar. Tüm açılışlarda tüm kamu çalışanlarının katılımını zorunlu kıldılar. Okulları tatil ettiler. Adana’da derste olması gereken öğrenciler bu zorunluluktan dolayı kaza geçirdi hayatını kaybetti. HDP’nin miting yaptığı kentlerde miting yapmak yasaklandı, toplu taşıma araçlarının güzergahları değiştirildi. TOKİ konutları bile şantaj aracına dönüştürüldü. Muhtarlar kaymakamların odasına çağrıldı. ‘Senin oğlunun öğretmen olduğunu biliyoruz, KHK ile akıbeti sıkıntıya girmesin’ diye tehdit edilenler oldu.
Kürtler ölümü göze alarak sandık başına gitti
Tüm bu baskı ve şantaja rağmen Kürtler ölümü göze alarak sandık başına gitti. Şehirlerin yakılmasına, kayyum atamalarına rağmen sandık başına gittiler. Darbe ve sıkıyönetim koşullarına rağmen yüzde 62 oranında zulme, faşizme baskıya Hayır dediler. İnsanlık onuru işkenceyi de tecdidi de yenecektir dediler. Kürt halkı özgürlüğe, demokrasiye diline ölümü pahasına sahip çıktı. Evinin, aşının elinden alınma pahasına sandığa gitti.
Kürtler savaş dayatmasına hayır dedi
Kürtler tekçiliğe, savaşa, kayyuma hayır dedi. Kürtler savaş dayatmasına Hayır dedi. Kürtlerin hayır’ı yeni bir Hayır kapısının açılmasına fırsat sunuyor. Kürtler tekçi anayasa dayatmasına Hayır dedi. Kürtlerin Hayır’ı 2 yıldır dayatılan Kürt karşıtlığına hayırdır.
HDP’nin oy oranının yüksek olduğu birçok ilde sandıklar başka yerlere taşındı. Birçok ilde sandık başkanlarımızın üzeri çizildi. Kürt coğrafyasında pek çok yerde asker ve jandarma gölgesinde oy kullandı. Yurt dışı sandık çevresine müşahit, üye vermesi engellendi. Yüzlerce sandıkta YSK sonucu ile HDP sandık takip sistemi sonuçları arasında fark var. ATO’da sayımlar başlar başlamaz müşahitlerimiz sandıklardan uzak tutuldu. Açık sayım ilkesi ihlal edildi. Seçime şaibe düştü.
Bu referandum, silahların gölgesi altında gerçekleşti. Muş Hasköy'ün Şimlak (Dağdibi) köyünde kalaşnikoflar arasında oy kullanıldı. Bu sandığın sonucu 290 evet 2 hayır. Muş’ta birçok bölgede evet oranı yüzde 100.
YSK’nın yaptığı seçime darbedir
Seçim kanunun 77. maddesine göre zarfların 2 mühür taşıması zorunlu ama milyonlarca mühürsüz oy pusulası ve zarf kullanıldı. YSK’nin bunu kabul etmesi seçime darbedir. 2014 yılında Bitlis’te yerel seçimlerde DBP birinci parti seçildi ve kazandı. AKP’nin yaptığı itiraz üzerine mühürsüz zarflar gerekçesiyle seçim iptal edildi. 1 Haziran’da tekrar seçim yapıldı. Buna rağmen tekrar seçildi. YSK’ye çağrıda bulunuyoruz. 2 buçuk milyonu bulan mühürsüz oylar ve zarflar için 2014’te aldığın kararın aynısını almazsan sen bu seçimde hakem değil tarafsın ve en büyük vebal senin boynuna vurulmuş olacaktır. Ortada bir kurul kararı da yok. Web sitesinde yaptığı 2 satırlık duyuru var. İşte yargı bağımsızlığının önemi bir kez daha ortaya kondu.
Meşruiyet krizi aşılmadığı sürece toplumun ihtiyacı da giderilmemiş olacak. Bakın AGİT raporu da var. Ne diyor Cumhurbaşkanı “AGİT raporunu tanımıyorum.” Peki Cumhurbaşkanı’nı tebrik edenler kimler. Katar Emiri, Cibuti Cumhurbaşkanı…Tilkinin şahidi, kendi kuyruğudur.
Yeni bir Anayasa’nın inşası mücadelesini başlattığımızı ilan ediyorum
HDP faşizme dörtnala giden AKP, MHP şer koalisyonuna dur demiştir. 16 Nisan’da eşitlik, özgürlük ve birlikte yaşam iradesi net bir şekilde açığa çıkmıştır. Aleviler, Kürtler, Türkler, Êzidîler ve bütün farklı kimlikler olarak, yeni bir anayasa inşasının mücadelesini birlikte başlattığımızı ilan ediyorum.
Bu şaibeli referandum sonucunun dayattığı tekçilik kaç yıl sürerse sürsün meşruiyet kazanmayacaktır. Tek çözüm bütün farklılıkların kendisini bulduğu yeni bir anayasanın inşasıyla mümkündür.
16 Nisan sonucuyla Demirtaş ve Yüksekdağ beraat etmiştir
Halkın 16 Nisan’da verdiği mesaj çok açık. Halk hükümete savaş politikalarını durdur, OHAL’i kaldır, bir kez daha müzakereye kapı arala, Kürt düşmanlığından vazgeç, kayyum uygulamalarını kaldır, tutuklu belediye başkanlarını, eş genel başkanlarını serbest bırak demiştir. Eş genel başkanlarımız Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ 16 Nisan sonucuyla beraat etmişlerdir.
Açlık grevleri tek bir insan zarar görmeden sonlansın
Cezaevlerinde büyük bir trajedinin arefesindeyiz. OHAL ile birlikte ağırlaşan koşullar ve hak ihlalleri sonucu açlık grevi başlamıştır. 33 cezaevinde 292 siyasi mahkumun açlık grevleri devam ediyor. An itibariyle bütün cezaevlerindeki açlık grevlerini ilk günden bugüne kadar aralıksız takip ettik. Kiinde 63, kiminde 55, kiminde 50. gününde. Mahpuslarda ciddi sağlık sorunları ve geri dönülmez yıkım izleri maalesef başlamıştır. Her şeyden önce neden bu insanlar, devletin himayesi altında bulunan bu insanlar tecridi kaldırın, OHAL’i kaldırın, siyasi soykırım operasyonları dursun diyorlar. Tecrit izolasyondur, işkencedir. İşkence insanlık ailesine karşı suçtur. OHAL ne demektir? 15 Nisan 2017’de 5 gencin bulunduğu araç dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle tarandı. 2 genç hayatını kaybetti. Bu gençler doğum gününü kutlamaya gitmişlerdi. Ehliyeti olmadığı için dur ikazına uymadı. Bunun cezası ölüm mü? OHAL demek ehliyeti olmayan gencin öldürülmesi demek, OHAL, Newroz kutlamaya giden Kemal Kurkut’un öldürülmesi demektir. Bu insanlar bunlar olmasın diye bedenlerini açlığa yatırdılar. Tecrit müzakerenin durması demektir. Tamı tamına 60 gündür Adalet Bakanlığı nezdinde girişimlerimiz oldu ama duyarlılık ortaya konmadı. Bu insanların çığlığı insani, vicdani, ahlakidir. Milyonlar bu çığlığı duydu ve bu talepler sadece sizlerin değil milyonların talebi. Gelin tek bir insanımız hayatını yitirmeden bu sorun çözülsün.
Bugünden tezi yok açlık grevlerini genel kurula getiriyoruz. Bugünden tezi yok seçimdeki tüm şaibeleri genel kurula getiriyoruz.
İlk kez belediye kaynakları amacı dışında kullanıldı
Bütün bu başarı öyküsünde eş genel başkanlarımız Figen Yüksekdağ’a, Selahattin Demirtaş’a, grup başkanvekillerimize, milletvekillerimize teşekkürlerimizi ifade etmek istiyoruz. Belediye başkanlarımıza şükranlarımızı ifade ediyoruz. Kürt coğrafyasında ilk defa belediye kaynakları kayyumlar eliyle amacı dışında kullanıldı. Gün gelecek o belediyeler esas sahibi olan halkın eline geçecek. Ve o gün hesaplar açılacak.
Kürt illerine önümü ilikleyerek teşekkür ediyorum
En büyük teşekkürü en sona bıraktım. Talatê köyü vardı, Xweabê Bava (Koruköy) ve Cibilgravé (Kuyular) köyü kampanya dönemi başlar başlamaz, hükümet kampanyasını silahlı propaganda araçlarıyla yürüttü. Bu köyler abluka altına alındı ve günlerce insanlık onuru ayaklar altına alındı. İşkencenin bin bir türlüsü uygulandı. Bütün coğrafyaya bu köyler üzerinden korku salındı. Talatê köyünde yüzde 97, Xerabé Bava'da yüzde 96, Cibilgravê'de yüzde 82 hayır çıktı.
Ben önümü ilikleyerek ve alkışlayarak, ortalama yüzde 70 hayır diyen Silvan’a, Sur’a, Gever’e, Nusaybin’e, Cizre’ye, İdil’e, Silopi’ye, Şırnak’a teşekkür ediyorum. Binlerce selam olsun sizlere. Müsterih olun, darlık ve sıkıntıdan sonra ferahlık vardır. Tekrar sizin ayağınıza gelecekler. O zaman tekrar öğrenecekleri şey, sizin talebinizin barış, özgürlük ve huzur olduğu gerçeğidir.
Kürtlerin evet diyeceğini söyleyenlerin yüzü kızardı
Kimi medya kuruluşlarında Kürtler yüzde 65 oranında evet diyecek dediler. Algı operasyonu yürüttüler. Seçimin açığa çıkardığı siyasi iradeye baktığımızda yüzleri kızarmıştır. Eğer kızarmamışsa biz zaman zaman hatırlatacağız.
18 Nisan 2017