Kamu emekçileri ve emeklilerinin yaşadıkları sorunlara ilişkin önergemiz

Grup Başkanvekillerimiz Meral Danış Beştaş ve Saruhan Oluç, gıda, elektrik, su, doğalgaz ve daha birçok temel ihtiyaç fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışların yurttaşlarımızın yaşamını daha da zorlaştırdığı bu süreçte, kamu emekçilerine ve emeklilere yapılan zamların kamu emekçilerini yoksulluk sınırının altında çalışmak zorunda bıraktığına dikkat çekerek kamu emekçileri ve emeklilerinin yaşadıkları sorunların araştırılması ve çözüm geliştirmek amacıyla Meclis Araştırması açılması talebiyle TBMM Başkanlığına araştırma önergesi verdi. Önergede şu ifadeler yer aldı:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Türkiye ekonomisi özellikle son yıllarda yoksulluk, işsizlik, cari açık, yüksek enflasyon vb. birçok kriz yaşamaktadır. Gıda, elektrik, su, doğalgaz ve daha birçok temel ihtiyaç fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışlar başta alt gelir grupları olmak üzere yurttaşlarımızın yaşamını daha da zorlaştırmakta, yoksulluğu arttırmaktadır. Bu süreçte kamu emekçilerine ve emeklilere yapılan zamlar, kamu çalışanlarının taleplerinin çok altında kalmakta, kamu emekçileri yoksulluk sınırının altında çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Kamu emekçileri ve emeklilerinin yaşadıkları sorunlarınaraştırılması ve çözüm geliştirmek amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve İç Tüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince bir Meclis araştırması açılması için gereğinin yapılmasını arz ederiz.

GEREKÇE

AKP-MHP iktidar bloğunun yönetim tercihlerine bağlı olarak ortaya çıkan çoklu kriz ekonomiyi de derinden etkilemekte, ekonomik ve sosyal krizin yıkıcı etkileri her geçen gün daha da derinleşmektedir. Derinleşen ekonomik kriz ile beraber işsizlik, yoksulluk, yoksunluk, yüksek enflasyon, cari açık, TL’nin değer kaybı ve bölgesel eşitsizlikler olağanüstü bir biçimde artmaktadır. İktidarın talepleri ve müdahaleleri doğrultusunda biçimlenen ve şeffaflıktan mahrum olan, kamu kurumları tarafından açıklanan veriler de gerçeği yansıtmamaktadır. Günümüzde yurttaşların yaşadığı geçim sorunu artık üstü örtülemeyecek noktaya gelmiştir.

Son zamanlarda özellikle başta gıda olmak üzere elektrik, su, doğalgaz ve daha birçok temel ihtiyaç maddelerine yapılan olağanüstü zamlar, başta alt gelir grupları olmak üzere yurttaşlarımızın yaşamını daha da zorlaştırmış, yoksulluk oranını artmıştır. Milyonlarca kamu emekçisi de yaşanan bu ekonomik krizden payını fazlasıyla almaktadır.

Yakın zamanda hükümetin memur ve memur emeklilerine yaptığı zam oranları, sendikaların ve birçok emek kitle örgütünün talep ettiği zam oranlarının çok altında gerçekleşmiştir. Yaklaşık 3,5 milyon kamu emekçisi ile 2 milyonu aşkın kamu emeklisi için 2022 ve 2023'teki mali ve sosyal haklarının belirlendiği Toplu İş Sözleşmeleri sonrası, kamu personeli maaşlarında 2022'nin ilk altı ayı yüzde 5, ikinci altı ayı yüzde 7, 2023'ün ilk altı ayı yüzde 8, ikinci altı ayı yüzde 6 ve enflasyon farklarından oluşan zamlar yapılmıştır. Toplu sözleşmeye göre en düşük memur maaşı 2 yıllık toplam artış oranı yüzde 31, toplam maaş artışı bin 352 TL ile, en düşük maaş net 4 bin 458 liradan 5 bin 700 liraya artmış oldu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in yaptığı açıklamada, "Memur sendikalarımızla varmış olduğumuz anlaşmaya göre kamu personelimizin 2022-23 yılları maaşlarındaki kümülatif artış oranları yüzde 30 ile 35 arasında değişmektedir. Pandeminin dünyayı sarsan ekonomik etkilerine rağmen çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeme sözümüzün arkasındayız. Kamu çalışanları için tarihi değişim. 3600 ek gösterge çalışmalarını bu sözleşme döneminde tamamlıyoruz" ifadelerini kullanmıştır. Bilgin’in ifadelerinden de anlaşılacağı üzere, yıllardır çözülemeyen 3600 ek gösterge için de henüz somut adım atılmamıştır.

İktidarın açıkladığı enflasyon oranları ile yurttaşların gerçek hayatta, çarşı-pazarda hissettikleri gerçek enflasyon oranları arasında uçurumlar bulunmaktadır. Kamu emekçisi ve emeklilerinin maaşlarında yapılan zamlar, iktidarın temel geçim maddelerine yaptığı zamlar ve arttırılan vergiler sonucunda hızla erimektedir. Kamu emekçisi ve emeklilerine yapılan zam oranı, sorunların derinleşmesine davetiye çıkarmaktadır.

Milyonlarca kamu emekçisi, bankalardan çektiği kredilerle ve aldığı borçlarla hayatını sürdürmeye çalışmaktadır. Yapılan zamlarla, refah payı ve seyyanen zam başta olmak üzere, memurların ekonomik talepleri karşılanmamıştır. Kamu emekçisinden ve emeklisinden yana tavır alan sendikaların ve demokratik kitle örgütlerinin, emekçinin toplu sözleşme ve grev yapma hakkını engelleyen 4688 sayılı kanunun değiştirilmesi, son iki yılda emekçinin yüzde 8,5’lik kaybının telafi edilmesi, en düşük kamu emekçisi maaşının 6 bin 900 TL’ye çıkarılması, kamuda liyakat ve şeffaflığın oluşturulması ile beraber diğer temel taleplerin iktidar tarafından en hızlı şekilde hayata geçirilmesi elzemdir.

Bu bağlamda, memur ve memur emeklilerinin yaşadıkları temel sorunların araştırılması, kamu emekçisi ve emeklisine yapılan zam oranlarının gözden geçirilerek yeniden belirlenmesi, kamu emekçileri ve emeklilerinin maaşlarının enflasyon, vergi dilimi, temel ihtiyaçlara dönük yapılan zamlar karşısında ezilmesinin önlenmesi ve insan onuruna yakışır düzeyde ücret belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasını talep ediyoruz.

31 Ağustos 2021