Yargıtay’ın bu onama kararı aynı zamanda Kürt sorununda ‘çözüm ve barış’ mücadelesine vurulan bir darbedir. Alelacele ve HDP’nin siyasal çalışmalarına karşı alınmış bir karardır.
Roboski’de yaşayanların, onların yakınlarının, akrabalarının, Kürt halkının, Türkiye demokrasi ve barış güçlerinin yüreğini soğutacak sonucun alınması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Yolsuzluklara karşı mücadeleyi, Roboski’nin faillerinin bulunması mücadelesinden ayrı tutmayacağız.
Maraş’ta, Çorum'da, Sivas’ta, Roboski’de ve coğrafyamızın her bir köşesinde, ...
Halkların Demokratik Partisi, AKP iktidarı döneminde gerçekleştirilen yolsuzlukların ortaya çıkarılması ve ..
Halkların Demokratik Partisi olarak, emekçilere yönelik saldırılara karşı koymak, hak kayıplarını önlemek ve savaşın, rantın, sermayenin bütçesine “hayır” diyerek, bütçeden hakkını almak için mücadelesini yükselten KESK’in 19 Aralık grevini destekliyor ve tüm halkımızı bu haklı greve destek olmaya çağırıyoruz.
Yargı, uluslararası mahkemelerde de sonuçları olacak bu çifte standart karşısında tutumunu gecikmeksizin gözden geçirmeli, AİHM’nin içtihatlarına bağlı olan Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymalıdır. Tutuklu BDP-Blok vekilleri ve tüm BDP’li siyasetçiler derhal serbest bırakılmalıdır.
Halkların Demokratik Partisi olarak, ekmek parası için insanların ölmek zorunda kalmadığı, emeğin karşılığının alınabildiği, insanca çalışma ve yaşama koşullarının sağlandığı bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Tüm emek ve demokrasi güçlerini de bu mücadeleyi birlikte sürdürmeye ve yükseltmeye çağırıyoruz.
Halka kurşun sıkanların, demokratik gösteri hakkını kullananlara saldıranların derhal yargılanmaları ve ceza almaları için gerekli adımları atın. Çözüm ve barış karşıtları, halkları provoke edemeyecekler. Sürecin baltalanmasına da, Kürt halkına yönelik saldırılara da boyun eğmeyeceğiz.
Türkiye’de gazetecilere yönelik baskılar sürüyor. Özellikle Kürt medyası ağır baskıların muhatabı oluyor. 3 Aralık 1994 yılında, Özgür Ülke Gazetesi'nin İstanbul'daki merkezinin...
Termik santrallerin ve kömür ocaklarının özelleştirilerek yağmalanması ve işçilerin kapı dışarı edilmesi hesaplarına karşı, Maden-İş ve TES-İş üyesi Yatağanlı işçilerin Eylül ayında başlattıkları haklı ve onurlu direniş devam ediyor. Yatağan, Yeniköy, Kemerköy termik santralleriyle, maden ocağı işçilerinin özelleştirmeye karşı sürdürdükleri haklı mücadelede onların yanındayız.
Türkiye Rojava’yla barışmamak ve bir halkın iradesini tanımamak için direniyor. Geçtiğimiz gün Kamışlı’dan Nusaybin’e geçmeye çalışırken askerlerin açtığı ateş sonucu katledilen 3 sivil ile birlikte son bir ayda sınırda öldürülen sivil sayısı 7 olmuştur.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın öğrencilere yönelik son açıklamaları, inanç özgürlüğü ve yaşama tarzına yönelik yeni bir siyasal saldırı dalgasıyla yüz yüze olduğumuzu gösteriyor. Başbakan’ın açıklamaları, üniversite öğrencilerinin yaşama ve barınma alışkanlık ve tercihlerine odaklanmış gibi görünse de, aslında bütün yurttaşlarımızın yaşam tercihlerine yöneliktir.
Hükümet Rojava sınırına bir ‘Utanç Duvarı’ örmeye çalışıyor. Nusaybin ile Rojava’nın Kamışlı kenti arasındaki sınır hattına örülen bu ‘Utanç Duvarı’ Kürt halkını bir kez daha bölme çabasıdır. Kabul edilemez bu gelişmeye karşı 5 gündür mayınlı alanda ölüm orucuna giren Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan’ın ve onunla destek açlık grevine başlamış olan Mardinli seçilmişlerin yanındayız. Desteğimiz onlaradır.